Oxfam yetkilisi Halidi, ailesinin de bulunduğu Gazze’deki insani durumu anlattı Açıklaması

Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam’ın Batı Şeria’daki yetkilisi Büşra Halidi, aile üyelerinin de olduğu Gazze’deki insani durumun inanılmaz boyutlara ulaştığını belirterek, “Ailem birkaç gün Şifa Hastanesinde kaldı ve bana buranın, hayatlarında gördükleri en korkunç yer olduğunu söylediler. Yaralılardan oluşan bir tsunami var ve çok korkunç yaralanmalar bulunuyor.” dedi.

Oxfam’ın Ramallah’ta yer alan Filistin Politikaları lideri Halidi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından bölgedeki insani krizi, hastanelerin durumunu ve ciddi boyutlara ulaşan gıda ve su sıkıntısını AA muhabirine anlattı.

Halidi, kayınvalidesi ve kayınpederi dahil eşinin tüm akrabalarının Gazze’de bulunduğunu kaydederek, “8 yıldır evliyim ve bu süreçte Gazze’ye giremedim. Oxfam ve yaptığım iş sayesinde ailemi ziyaret edebilmek için izin alabildim ve onları ilk kez haziranda görebildim.” ifadesini kullandı.

İsrail’in saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından Gazze şehir merkezinde bulunan aile üyelerinin güneye gitmeye çalıştığını ancak şehrin güneyden tamamen izole edildiğini anlatan Halidi, “Ailem, güneye gidebilmek için ambulans bile bulmaya çalıştı ancak kimse o yolları kullanma riskini göze almak istemiyormuş çünkü güvenli olduğu düşünülen yollardan gitmek için koordinasyon sağladıklarında bile İsrail’in hava saldırılarına maruz kaldıklarını söylediler.” dedi.

“Ailem, Gazze’nin kuzeyinden güneyine giden yol boyunca cesetler olduğunu söyledi”

Geçen cuma Refah Sınırı Kapısı’nda bekleyen ambulansların dahi bombalandığını ve içinde yaralılar olduğunu dile getiren Halidi, insanların güneye gitmeye korktuğunu çünkü o bölgenin da güvenli olduğuna dair garanti bulunmadığını kaydetti.

Halidi, “Ayrıca, ailem Gazze’nin kuzeyinden güneyine giden yol boyunca cesetler olduğunu ve bunun da araba kullanmayı zorlaştırdığını söyledi.” ifadesini kullandı.

“Dün gece ailemle telefonda konuşurken beyaz fosfor bombardımanına maruz kaldılar”

Halidi, Gazze’de ailesinin birkaç gün Şifa Hastanesi’nde de kaldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ailem birkaç gün Şifa Hastanesinde kaldı ve bana buranın, hayatlarında gördükleri en korkunç yer olduğunu söylediler. Hastanede taşan lağım suları, 20 bin kişinin yaralılarla birlikte bir hastaneye sığınması, yaralılar için yeterli yatağın olmaması. Yaralılardan oluşan bir tsunami var ve çok korkunç yaralanmalar bulunuyor. Ciddi yanıklardan, ampütasyonlardan, tamamen şekil bozukluklarından bahsediyoruz. Hastanede kalmaları bile mümkün değildi. Bu yüzden, hastanenin yakınındaki evlerine dönene kadar birkaç gün sokaklarda kaldılar.

Gazze’deki durumu gerçekten hayal etmek imkansız. Dün gece onlarla telefonda konuşurken beyaz fosfor bombardımanına maruz kaldılar. Evin içindeki beyaz fosfor görülebiliyordu çünkü tüm camlar kırıktı ve bölgedeki farklı bombardımanların etkisi nedeniyle pencereleri kapatamıyorlardı. Nefes alabilmek için ıslak elbiseler giymek zorunda kaldılar ancak beyaz fosfor bombalarının ürettiği gaz miktarı nedeniyle düzgün nefes alamıyorlardı. Ciltleri tahriş olmuştu. Çok sıcak, kaşıntılı ve tahriş olmuş gibi hissediyorlardı.”

“Gelecek hafta Gazze’de hiç un kalmayabilir”

İsrail’in Gazze’ye saldırıları nedeniyle su sıkıntısının ciddi boyutlara ulaştığının altını çizen Halidi, insanların su yüzünden komşularıyla tartıştığını, az miktarda suya bile erişimin çok zor olduğunu ifade etti. Halidi, “Bu kirli su, temiz su bile değil. Bu su, tuzlu ve tatlı, yani birbirine karışmış su. Buna ‘acı su’ deniyor. Gazze halkı 7 Ekim’den önce de su sorunu yaşıyordu.” dedi.

Gazze’deki su sorununun yanı sıra gıda sıkıntısına da dikkati çeken Halidi, “Buğday unu bitmek üzere. Gazze’de mevcut erzak ve stoklar azalıyor ve gelecek hafta hiç un kalmayabilir. Gelen yardımlar olsa da ihtiyaçları karşılamaya yetmiyor. Yarısı çocuk olmak üzere 2,2 milyon insandan bahsediyoruz.” diye konuştu.

“Şu anda personelimiz ve çoğu insani yardım kuruluşu çalışanı sadece hayatta kalmaya çalışıyor”

Halidi, İsrail’in devam eden bombardımanı nedeniyle Gazze’ye yardım ulaştıramadıklarına işaret ederek, “Şu anda Gazze’deki operasyonlarımız çok sınırlı çünkü önceliğimiz personelimizin güvenliği. Şu anda personelimiz ve çoğu insani yardım kuruluşu çalışanı sadece hayatta kalmaya çalışıyor. Personelimizden hiçbir şekilde bu koşullar altında çalışmalarını beklemiyoruz. Sadece çocukları için yiyecek, su ve bir tür barınak bulabildiklerinden emin olmaları gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Gazze’de tek çıkış yolu ateşkes”

Halidi, dünya liderlerinin 700’den fazla örgütün ve dünya genelinde milyonlarca insanın Gazze’de ateşkes çağrısına kulak vermediğini vurgulayarak, “Neden hala ateşkes yapılmadığı anlaşılır gibi değil. Ne kadar uzun süre beklersek o kadar çok hasar ve yıkım olacak, yardım ulaştırmak o kadar zorlaşacak.” diye konuştu.

Gazze’de ateşkesin tek çıkış yolu olduğunu, halihazırda başka hiçbir şeyin yeterli olmayacağını dile getiren Halidi, “İnsani aralar, koridor, güvenli bölge değil, ateşkese ihtiyacımız var. Açlıktan ve susuzluktan ölmek üzere olan 2,2 milyon insandan bahsediyoruz. Bu durum bir felaket. İnsanlık için bir trajedi.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir